OKB (obsesif kompulsif bozukluk) nedir?
Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), kişinin istemediği hâlde zihnine tekrar tekrar gelen düşünceler, imgeler ya da dürtüler (obsesyonlar) ve bunların yarattığı sıkıntıyı azaltmak için yaptığı tekrarlayıcı davranışlar veya zihinsel eylemlerle (kompulsiyonlar) tanımlanan bir ruh sağlığı sorunudur. Halk arasında daha çok “takıntı hastalığı” diye bilinir.
Amerikan Psikiyatri Birliği'nin DSM-5-TR el kitabı OKB'yi kaygı bozukluklarından ayırarak “obsesif-kompulsif ve ilişkili bozukluklar” başlığı altında ele alır. Dünya Sağlık Örgütü'nün ICD-11 sınıflandırmasında da OKB ayrı bir tanı olarak yer alır. DSM-5-TR'ye göre ABD'de yetişkinlerde bir yıllık yaygınlık yaklaşık %1,2, uluslararası çalışmalarda ise %1,1–1,8 arasındadır. Yani OKB sanıldığı kadar nadir değildir.
Obsesyon ve kompulsiyon ne demek?
Obsesyon, kişinin zihnine istemeden giren, rahatsız edici ve tekrarlayan düşünce, imge ya da dürtüdür. Kişi çoğu zaman bu düşüncenin aşırı ya da mantıksız olduğunu bilir, onu bastırmaya ya da başka bir düşünceyle etkisizleştirmeye çalışır.
Kompulsiyon ise obsesyonun yarattığı kaygıyı azaltmak ya da korkulan bir şeyin olmasını önlemek için yapılan tekrarlayıcı davranış veya zihinsel eylemdir. El yıkamak, kapıyı defalarca kontrol etmek, eşyaları belli bir düzene koymak gözle görülen kompulsiyonlardır. İçinden dua etmek, sayı saymak ya da bir cümleyi tekrarlamak gibi zihinsel kompulsiyonlar ise dışarıdan fark edilmez.
Kompulsiyon kısa süreli bir rahatlama getirir. Sorun da buradadır: rahatlama, zihne “bu işe yaradı” mesajını verir ve bir sonraki obsesyonda aynı davranışa başvurma ihtiyacı güçlenir.
OKB'nin belirtileri nelerdir?
DSM-5-TR'ye göre tanıda obsesyonların, kompulsiyonların ya da ikisinin birlikte bulunması; bunların zaman alması (örneğin günde bir saatten fazla) ya da belirgin sıkıntıya veya iş, okul, ilişkiler gibi alanlarda işlevsellik kaybına yol açması gerekir. DSM-5-TR, OKB'de sık görülen temaları şöyle sıralar:
Bulaşma ve temizlik: Mikrop, kir ya da hastalık bulaşacağı korkusu; uzun süren el yıkama, temizlik, bazı yerlere dokunamama. Halk arasında “temizlik hastalığı” denen tablo çoğu zaman budur.
Şüphe ve kontrol: Ocağın, kapının, prizin açık kaldığı ya da birine farkında olmadan zarar verildiği şüphesi; tekrar tekrar kontrol etme.
Simetri ve düzen: Eşyaların “tam doğru” durması gerektiği hissi; düzeltme, hizalama, sayma.
Kabul edilemez düşünceler: Saldırganlık, cinsellik ya da dinle ilgili, kişinin değerlerine tamamen ters düşen istenmeyen düşünceler; bunlara karşı zihinsel kompulsiyonlar.
DSM-5-TR ayrıca kişinin düşüncelerinin gerçekliğine ne kadar inandığını (içgörü düzeyi) belirtmeyi önerir. Bu yüzden iki kişinin OKB'si birbirinden çok farklı görünebilir.
Herkesin aklına istenmeyen düşünceler gelir mi?
Evet. Altı kıtada yürütülen uluslararası bir çalışmada (Radomsky ve ark., 2014) katılımcıların yaklaşık %94'ü son üç ay içinde en az bir istenmeyen, rahatsız edici düşünce yaşadığını bildirmiştir. Yani “ya birine zarar verirsem”, “ya kapıyı açık bıraktıysam” gibi düşünceler insan zihninin olağan bir parçasıdır.
OKB'de fark, düşüncenin kendisinde değil, ona verilen anlamda ve tepkidedir. Kişi düşünceyi tehlikeli, önemli ya da kendisi hakkında bir işaret olarak yorumladığında kaygı yükselir; kaygıyı bastırmak için kompulsiyonlar başlar ve döngü güçlenir.
Somut bir örnek vereyim: bebeğini kucağındayken aklından “ya onu düşürürsem” düşüncesi geçen iki ebeveyn olsun. Biri bunu tuhaf bir an olarak geçiştirir. Diğeri ise “Bunu düşündüğüme göre içimde bir tehlike var” diye yorumlar, bebeği kucağına almaktan kaçınmaya ve düşünceyi zihninden atmaya çalışır. OKB'nin döngüsü çoğu zaman tam da bu noktada kurulur.
OKB neden olur, neden kendiliğinden geçmez?
OKB'nin tek bir nedeni yoktur. DSM-5-TR, birinci derece akrabasında OKB olan kişilerde riskin daha yüksek olduğunu ve genetik ile çevresel etkenlerin birlikte rol oynadığını belirtir. DSM-5-TR'ye göre ABD'de ortalama başlangıç yaşı 19,5'tur ve vakaların yaklaşık dörtte biri 14 yaşından önce başlar.
Tedaviyi anlamak için asıl bakılması gereken soru ise OKB'nin neden sürdüğü. Bilişsel davranışçı modele göre döngü şöyle işler: istenmeyen düşünce gelir, kaygı yükselir, kişi kompulsiyon yapar, kaçınır ya da çevresinden güvence ister, kaygı kısa süreliğine düşer. Bu rahatlama, kişinin korkusunun gerçekten gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini hiç öğrenememesine yol açar. Kaçınılan her durum ve yapılan her kontrol, bir sonraki seferde ihtiyacı biraz daha artırır.
Güvence istemek ve kaçınmak neden durumu zorlaştırır?
OKB yaşayan pek çok kişi, kompulsiyonların yanında iki “görünmez” davranışa da başvurur: güvence istemek ve kaçınmak. “Kapıyı kilitlediğimden emin misin?”, “Sence ellerim temiz mi?”, “Böyle düşünmem kötü bir insan olduğum anlamına mı gelir?” gibi soruları eşe, anneye ya da arkadaşa defalarca sormak; internette aynı konuyu saatlerce araştırmak güvence arama örnekleridir.
Kaçınma ise daha sessizdir: toplu taşımaya binmemek, mutfakta bıçak kullanmamak, belli kelimeleri söylememek, kalabalık yerlere gitmemek. İkisi de o an kaygıyı düşürür. Ama aldığınız her cevap bir sonraki şüpheyle birlikte eskir ve yenisine ihtiyaç duyulur. Kaçınılan alan da zamanla genişler. Bu yüzden tedavide yalnızca görünür ritüeller değil, bu davranışlar da tek tek ele alınır. Yakınların iyi niyetle verdiği güvence de bu döngünün parçası olabilir; bunu suçlayıcı olmadan, birlikte konuşmak gerekir.
OKB ile obsesif kompulsif kişilik bozukluğu aynı şey mi?
Hayır. İsimleri benzese de DSM-5-TR'de iki ayrı tanıdır. Obsesif kompulsif kişilik bozukluğu, düzen, kurallar, mükemmeliyetçilik ve kontrol ihtiyacının kişiliğin kalıcı bir parçası olduğu bir örüntüdür. Bu kişiler çoğu zaman kendi tarzlarını “doğru olan” olarak görür ve bundan rahatsızlık duymazlar.
OKB'de ise kişi istenmeyen düşüncelerden ve kompulsiyonlardan rahatsızdır, onları durdurmak ister ama yapamaz. Her iki tablo aynı kişide birlikte de görülebilir. Ayrımı yapmak bir ruh sağlığı uzmanının değerlendirmesini gerektirir.
OKB ile kaygı bozukluğu arasındaki fark nedir?
OKB'de yoğun kaygı vardır; bu yüzden uzun yıllar kaygı bozuklukları arasında sınıflandırıldı. Fark, kaygının yapısındadır. Yaygın kaygıda zihin gündelik konular (iş, sağlık, aile) üzerinde gerçekçi ama aşırı bir endişeyle dolaşır. OKB'de ise belirli, çoğu zaman kişiye yabancı gelen düşünceler vardır ve kaygı, bu düşüncelere karşı yapılan ritüellerle yönetilmeye çalışılır.
Kaygının genel tablosunu merak ediyorsanız anksiyete nedir, belirtileri ve tedavisi yazısına göz atabilirsiniz. İki durum aynı kişide birlikte de görülebilir.
OKB nasıl tedavi edilir?
İngiltere Ulusal Sağlık ve Bakım Mükemmeliyet Enstitüsü'nün NICE CG31 kılavuzu, OKB'de psikolojik tedavi olarak maruz bırakma ve tepki önlemeyi (ERP) içeren bilişsel davranışçı terapiyi önerir. Kılavuz basamaklı bir yaklaşım tanımlar: hafif işlev kaybında, ERP içeren düşük yoğunluklu BDT (yaklaşık 10 saate kadar terapist zamanı); orta düzeyde, daha yoğun BDT ya da bir SSRI grubu ilaç; ağır durumlarda ise ikisinin birlikte kullanılması.
ERP'de kişi, terapistle birlikte hazırladığı bir sıraya göre kaygı yaratan durumlarla adım adım yüzleşir ve bu sırada kompulsiyonu yapmamayı dener. Amaç kaygıyı “sıfırlamak” değil, kompulsiyon yapılmadığında kaygının zamanla kendiliğinden azaldığını deneyimlemektir. Örneğin kirlenme korkusu olan biri, önce kapı koluna dokunup ellerini hemen yıkamadan birkaç dakika beklemeyi dener; sonraki adımlarda bekleme süresi ve zorluk derecesi artar. Tempo kişiye göre ayarlanır; hazır olmadığınız bir adıma zorlanmazsınız. Öst ve ark. (2015) tarafından yayımlanan meta-analiz de OKB'de BDT ve ERP'nin etkinliğini destekler. BDT'nin genel olarak nasıl işlediğini bilişsel davranışçı terapi nedir yazısında anlattık.
İlaç tedavisine ihtiyaç olup olmadığına psikiyatrist karar verir. Psikolog olarak ilaç önermem; gerekli gördüğüm durumlarda danışanlarımı bir psikiyatriste yönlendiririm.
OKB online terapiyle tedavi edilebilir mi?
Uzaktan yürütülen BDT'yi inceleyen bir meta-analiz (Wootton, 2016), görüntülü görüşme, telefon ve internet üzerinden yapılan BDT'nin OKB belirtilerinde anlamlı azalma sağladığını göstermiştir. Online çalışmanın OKB'de pratik bir yanı var: kontrol, temizlik ya da düzen ritüelleri çoğu zaman evde yaşanır ve maruz bırakma çalışmaları kişinin kendi ortamında planlanabilir.
Yine de her durum online çalışmaya uygun olmayabilir; bunu ilk görüşmede birlikte değerlendiririz. Sürecin nasıl işlediğini online terapi sayfasında bulabilirsiniz.
Ne zaman bir uzmandan destek almalı?
Takıntılar ve ritüeller günde önemli bir zamanınızı alıyorsa, işinizi, okulunuzu ya da ilişkilerinizi etkiliyorsa, bazı yerlerden ya da durumlardan kaçınmaya başladıysanız veya yakınlarınızdan sürekli güvence istiyorsanız destek almayı düşünebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır; tanı koymaz ve tedavi yerine geçmez. Kendi durumunuzla ilgili kararlar için bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmeniz en doğrusudur. OKB alanında nasıl çalıştığımı OKB ve davranışsal güçlükler sayfasında okuyabilirsiniz. Kısa bir ön görüşme ile ihtiyacınızı birlikte değerlendirelim.
Sıkça sorulan sorular
OKB kendiliğinden geçer mi?
DSM-5-TR'ye göre tedavi edilmediğinde OKB'nin seyri genellikle süreğendir; belirtiler dönem dönem hafifleyip artabilir. Kompulsiyonlar ve kaçınma döngüyü canlı tuttuğu için destek almak genellikle beklemekten daha yararlıdır.
İnternetteki OKB testleri tanı koyar mı?
Hayır. Online testler fikir verebilir ama tanı koymaz. OKB tanısı, belirtilerin ayrıntılı olarak değerlendirildiği bir klinik görüşmeyle konur.
Temizlik hastalığı OKB midir?
Her titizlik OKB değildir. Temizlik, kirlenme korkusuyla gelen yoğun bir kaygıyı yatıştırmak için yapılıyorsa, çok zaman alıyorsa ve hayatı kısıtlıyorsa OKB'nin bulaşma teması olabilir. Bunu ayırt etmek için bir uzman değerlendirmesi gerekir.
Zarar verme düşünceleri olan biri bunu yapar mı?
OKB'deki zarar verme temalı düşünceler kişinin değerlerine ters düştüğü için yoğun sıkıntı yaratır; kişi bu düşüncelerden korkar ve onları engellemeye çalışır. Yine de her kişinin durumu bir ruh sağlığı uzmanı tarafından ayrıca değerlendirilmelidir.
OKB tedavisi ne kadar sürer?
Kişiden kişiye değişir. NICE CG31 hafif durumlarda yaklaşık 10 saate kadar terapist zamanı içeren düşük yoğunluklu BDT'yi, daha belirgin durumlarda daha yoğun bir programı önerir. Süreyi belirtilerin şiddeti ve kişinin ihtiyaçları belirler.
OKB'si olan bir yakınıma nasıl destek olabilirim?
Sürekli güvence vermek ya da ritüellere katılmak kısa vadede rahatlatsa da döngüyü besleyebilir. NICE CG31 de uygun durumlarda aile ve yakınların tedavi sürecine dahil edilmesini önerir. Yakınınızı suçlamadan, profesyonel destek almaya cesaretlendirmek iyi bir ilk adımdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Belirtileriniz sürüyorsa bir uzmandan destek almanız önerilir.